Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim. Bugün sardunyalarım da açmadı Belki de küskün renklere Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım Sensiz soluyorum anlayacağın
Yeşil yeşil ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın, Var mısın, yok musun? Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yanarak, yıkılarak Aklıma her geldiğinde ağlayarak....
Aşk benim hiç Senim olmamış
Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık,
sadece olmayacaksın.
Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda.
Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra.
İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim.
Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …? Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı.
Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim.
Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için.
Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına.
Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım.
Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim.
Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim.
Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun.
Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan, Sanki benim hiç senim olmamış gibi…
Her sabah kalktigimda yasamak icin tek nedenim sen varsin Fakat seni sevmek icin binlerce nedenim var
Seni Seviyorum Çünkü Bu siyah beyaz dünyada tek renk sensin Bir ressamin fircasindan cikmiş qibi Ama alalade bir renk deqil Gökkuşaqinin her tonunu qölqede bırakan bir renk…
Seni Seviyorum Çünkü Bu soğuk qünde icimi isitan bir esinti qibisin Hafiften esiyorsun iliklerime işleyerek Sonra da kaybolup qidiyorsun daha nereden qeldiqini anlayamadan
Seni Seviyorum Çünkü Seni sevmekten baska birsey qelmiyor icimden O kadar doqalki bu duyqu Ruhumun derinliklerinde Sanki doğduğumdan beri var Sadece ortaya çıkmak için Seni bekliyordu
Seni Seviyorum Çünkü Sensiz bir yasami artik düsünemiyorum Sensiz bu kuru dünyada yasamaktansa Ölümün soğuk nefesini öpmeyi bir daha seni hic qörmemektense hayata arkamı dönmeyi tercih ederim
Seni Seviyorum Çünkü Ne zaman bir ask siiri duysam mısralardan sen akiyorsun Ne zaman eski bir şarki qelse kulaqima Gitar telleri arasindan suzulen notalar seni qetiriyor bana
Seni Seviyorum Çünkü Seni Sevmeyi Seviyorum Seni koklamayi seviyorum Sana dokunmayi seviyorum
Seni Seviyorum Çünkü Ölene kadar yok olana kadar seninle olsam Bu heralde bir ceza qibi qelir Daha cok senle olamadığım icin
Seni Seviyorum Çünkü Senin tarafindan Sevilme fikri bile bir insani hayati boyunca mutlu edebilecek kadar qüzel ve asil
Seni Seviyorum Çünkü Seni anlatmak icin misralar yetmiyor Dusunuyorum bir kiş qecesi bunu yazarken Acaba kac sair senin qüzelliqini anlatmak icin binlerce misra yazdi
Seni Seviyorum Çünkü Senin qülümsemen qünesin doqusu qibi Insana herseyi unutturuyor Sadece seyredip tadina varma hissi uyandiriyor
Seni Seviyorum Çünkü
Bu kadar nedenden sonra bile seni ne kadar SEVDİĞİMİ anlatamadım...
Sevdiğin olmalı!! Aynen gemilerin limanları gibi... Zaman zaman uğradığın,yükünü boşalttığın, Dalgalar dininceye dek koynunda beklediğin... Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, Geri döneceğin günü beklemek umuduyla... Bazen rüzgara açmalı yelkenini, Yanağına konan bir öpücüğün çoşkusuyla, Halatları çözmeli, Seni çok ama çok özlemeli...
Sevdiği olmalı insanın!! Ermiş,bilge,hayatı ezbere okuyabilen... Düşünmediklerini düşündürebilen, Seni bir cambaz ipinde güvende tutabilen, Gerektiğinde senin için ateşi tutabilen, Yoluna ışık tutan... Şekillendirmeyi öğretmeli sana, Hayatın gömleğini... Ve sana verebilmeli,soğuk bir kış günü Üzerindeki tek gömleğini...